2 Eylül 2014 tarihli Dünya Gazetesi Ambalaj Sektör Eki'nde ''SEM Plastik ürün gamını geliştiriyor.'' başlıklı habere yer verildi.

 

Eroğlu

    SEM Plastik

    Kurucu Onursal Başkan

 

1-      Şirketinizi kısaca tanıtıp, ambalaj sektöründeki faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

SEM Plastik; plastik gıda ambalajı ve özellikle de tek kullanımlık gıda ambalajı kategorisinde faaliyet gösteriyor. Üretimini gerçekleştirdiğimiz gıda ambalajlarına örnek olarak plastik bardak, tabak, çatal, bıçak, dondurma kutuları, ayran bardakları, yoğurt kaplarını verebilirim. Ürettiğimiz seyahat servis ekipmanlarını aralarında Emirates ve Katar Airways’in de bulunduğu dünyanın en büyük 10 hava yolu şirketinden 7’sine veriyoruz. Yine gıda kaplarımız yoğurt, dondurma, şekerleme ve fast food grubunda Türkiye ve dünyanın önemli markalarının ürünlerine ambalaj görevi üstleniyor.

Şirketimiz, faaliyetlerine 1975 yılında tarım makinelerine yedek parça üreterek başladı. 1985 yılında telekomünikasyon sektörüne de plastik parçalar ürettik; bu dönemde Alcatel, Northern ve Termal gibi alanında seçkin kuruluşlara hizmet verdik. 1986 yılından sonra bugünkü uzmanlık alanımız olan tek kullanımlık gıda ambalajı üretimine ağırlık verdik. Gerek yurtiçi gerek yurtdışı pazarlarda önemli bir pazar payına sahibiz.

Genel merkezimiz İstanbul’da bulunuyor. Silivri’deki 20 bin metrekarelik ve Malatya’daki 8 bin 500 metrekarelik tesislerimizde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Grup şirketlerimiz ile birlikte 350 kişiye istihdam sağlıyoruz.

2-      Firmanız açısından 2013 yılının (satış, büyüme, ithalat, ihracat, istihdam ve ciro vb. konular dahilinde) nasıl geçtiğini rakamsal verilerle açıklar mısınız? 2014 yılına dair hedeflerinizi  (ihracat, ithalat, yeni ürün ve yeni pazar, ciro, büyüme, kapasite artışı vb. gibi) paylaşır mısınız?

2013 yılı rakamlarımıza baktığımızda grup şirketlerimizin cirosunun 170 milyon TL’ye ulaştığı görülüyor. Yine aynı yıl 90 milyon TL’yi aşan üretimden satışa imza attık. Ayrıca 130’u aşkın ülkeye 22 milyon dolarlık plastik mamul ihracatı gerçekleştirdik. Daha önce de belirttiğim gibi Silivri, Malatya fabrikalarımız ve grup şirketlerimizle sağladığımız istihdam 350 kişi. 2013 yılında üretimden satışlarımızda gösterdiğimiz artışla, İSO İkinci 500’deki yerimizi 39 basamak yükselttik ve 452’inci sıraya yerleştik.

3-      2013 yılında yapmış olduğunuz yeni yatırımınız oldu mu? Olduysa yatırımın yeri, bütçesi, istihdamınıza ve firmanıza olan yansımaları hakkında bilgi verir misiniz? Gündeminizde yapmayı planladığınız yeni bir yatırım veya proje var mı? Varsa bunun hangi ihtiyaçtan doğduğunu ve beklentilerinizi paylaşır mısınız?

2013 yılını şirketimiz adına verimlilikte hamle yılı olarak değerlendirdik. Şirketimizdeki tüm kaynakların etkin ve verimli kullanılması yönünde yatırımlar yaptık. Tam otomatik paketleme makineleri, robotik otomasyon sistemleri, süreçlerin birbirine yaklaştırılması, enerji verimliliği, su verimliliği, lojistik ve depolama otomasyonları ağırlıklı yatırımlarımızı oluşturdu.  Ayrıca verimlilik kaybı yaşadığımız bazı makine ve süreçlerimizde yenileme ve reorganize etme çalışmaları da yaptık.

Tüm yatırımlarımızla, “Dünyada gıda ambalajı ve tek kullanımlık ürünlerde hayatı kolaylaştıran marka olma” vizyon ve stratejimiz doğrultusunda adımlarımızı hızlandırdık ve rekabetçiliğimizi daha da geliştirdik.

4-      Sektöre dair geliştirdiğiniz veya üzerine çalıştığınız yeni bir ürün veya proje var mı? Varsa bahseder misiniz?

Sem Plastik müşterilerine benzersiz ve bütünleşik bir hizmet ve ürün gamı sunma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bünyemizde; enjeksiyon, thermoform ve extruzyon proseslerinin tümünü gerçekleştirebiliyoruz, ayrıca tesislerimizdeki geri dönüşüm prosesiyle, kapalı çevrim üretim yapıyoruz. Tüm bu prosesleri aynı çatı altında toplamanın verdiği avantaj ile müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarına çözümler üretebildiğimiz gibi, bu proseslerin çıktısı olan birleşik ürün gamımızı da geliştiriyoruz. Örneğin; gövdesi plastik enjeksiyonla üretilen, kapağı termoform ile şekillenen ve üzerine 9 renk ofset baskı ve etiket giydirilen türde ürün gamımızı geliştiriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçları paralelinde önümüzdeki dönemlerde bütünleşik ve katma değerli ambalajlarımızın sayısını daha da arttıracağız.

5-      İhracatta bulunuyor musunuz? Dış pazarlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Sem Plastik olarak ihracat bizim önceliklerimiz arasında yer alıyor. 2013 yılında gerçekleştirdiğimiz 22 milyon doları aşan ihracatımız ile Türkiye’nin en büyük bin ihracatçı firması arasında yerimizi aldık. Bugün 130’dan fazla ülkeye ürünlerimizi ihraç ediyoruz. En çok ihracat yaptığımız ülkeler;  İngiltere, İspanya, ABD, Filistin, Danimarka, Irak, Almanya, Bulgaristan ve Fransa olarak sıralanıyor. Bu arada yeni pazarlara da açılıyoruz. Son dönem ihraç yaptığımız ülkelere; Latin Amerika, Angola, Ekvator Ginesi gibi Türkiye’nin geleneksel pazarları dışında kalan ülkeler de eklendi.

6-      Ar-Ge hususunda çalışmalarınız var mı?

Sem Plastik olarak ürünlerimizi müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre geliştirmek ve yeni ürünler ortaya koymak için Ar-Ge ve tasarıma öncelik ve önem veriyoruz. Pazarımızın ihtiyaçlarını öngörüp, ‘nasıl farklı bir şey yapabiliriz’ diye düşünüyoruz ve bu doğrultuda çalışıyoruz. Hammadde ayağında da inovatif bir yaklaşımımız var.Ar-Ge yatırımlarımız ve 2007 yılında ambalaja bir kimlik kazandırmak amacıyla kurduğumuz Sem Stüdyo Design Solutions sayesinde bugüne kadar pek çok başarıya imza attık. İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü (İTÜ ENTAS) ile de ortak çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Tam bu noktada Ar-Ge bölümümüz tarafından geliştirilen iki özel ürünümüzü örnek olarak vermek istiyorum. İlki; seyahat servis ekipmanları ürün grubumuz içinde yer alan ve havayolu şirketlerinin tercih ettiği ‘Bor Plas” yanmaz tabağımız. Bu ürün ile Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik ve fırında erimeyen plastik tabak ürettik. Yemekler, porselen görünümünde ancak porselenden çok daha hafif olan ‘Bor Plas’ tabak içinde ev tipi elektrikli fırınlarda 200 derecelik sıcaklıkta pişirilip, aynı tabakta servis edilebiliyor. Üstelik bulaşık makinesinde yıkanıp tekrar kullanılabiliyor. Türkiye’de bir ilk olan fırında erimeyen plastik tabak, dünyada da sadece üç şirket tarafından üretiliyor. Ancak yaptığımız inovasyon çalışmaları ile ürettiğimiz ürünü dünyadaki benzerlerinden de daha kaliteli hale getirdik.

İkinci örnek ürünümüz ise; sıcak aşure kabı. Özel formülü sayesinde aşure ocaktan iner inmez bu plastik kaplara rahatlıkla doldurulup, korunabiliyor. Ar-Ge ekibimizin çalışmaları ile Sem Plastik olarak bu ürüne artı bir özellik kattık ve söz konusu aşure kaplarına mikrodalgada ısıtılabilme özelliğini kazandırdık. Artık aşureyi sıcak sevenler buzdolabından çıkardıkları aşureyi başka kaba almak zorunda kalmadan mikrodalga fırında ısıtarak tüketebiliyor.  

Bor Plas tabağımız ve sıcak aşure kabımız da dahil şu an 174 farklı ürüne ait tasarım tescili, 25 farklı fikir ve buluşa faydalı model tescili ve 7 adet marka tesciline sahibiz. Yeni ve farklı ürünler için çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. 

7-      2014, ambalaj sektörü açısından nasıl bir yıl oluyor? Sektöre nasıl bir gelecek çiziyorsunuz?

Ambalaj sektörü ve pazarı hızlı bir büyüme içinde. Değişen yaşam koşulları ve ambalajlı ürün talebinin artması sektörü büyüten en önemli faktörler. Ancak Türkiye’deki ambalaj tüketimi maalesef istenilen seviyelerde değil.Ambalaj sektörü 2013 yılını 16 milyar dolarlık ciro ve 3,6 milyar dolar ihracat ile kapattı. Böylece ambalaj sanayi ihracatının bir önceki yıla göre değer olarak yüzde 17 oranında arttığı görülüyor. Plastik ambalaj ürünleri ise yine geçtiğimiz yıl toplam ambalaj sanayi ihracatı içinde yüzde 70 pay ile ilk sırada yer alıyor.Sektör büyüme odaklı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Zor bir sene olmasına rağmen 2014 yılını da geçen senenin biraz altında büyüme rakamları ile kapatacağımızı öngörüyoruz.

8-      Sektörün şu anda en önemli gündem maddesi nedir? Varsa sorunlarınızın çözümüne yönelik öneri ve beklentileriniz nelerdir?

Plastik sektörünün ve dolayısıyla plastik ambalaj sektörünün en önemli sorununu hammaddede yüzde 85 oranında ithalata bağımlılık olarak belirtebilirim. Hammadde ithalatının önüne geçebilmek için yeni petrokimya yatırımına ihtiyacımız var. Ancak kısa vadede ülkemize yapılacak petrokimya yatırımı planları maalesef yetersiz. Son dönemlerde hammadde konusundaki bazı gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye’de yerli petrokimya sektörünün oluşabilmesi için, plastik mamul üretimi sektörünün önü açılmalıdır. Ancak bu şekilde Türkiye büyük bir üretim pazarı haline gelir ve böyle bir pazarda üretim yapmak petrokimya şirketleri için de cazip olur.

9-      Eklemek İstedikleriniz?

Sem Plastik olarak daha öncede belirttiğim gibi; Türkiye’nin en büyük bin ihracatçısı içinde yer alıyoruz. Ayrıca sektörümüzün en büyükleri arasındayız ve 2013 yılı üretim ve satış rakamlarımızla İSO İkinci 500’deki yerimizi 39 basamak yükselterek 452’inci sıraya yerleştik. Tüm bunların yanı sıra yaptığımız yeşil üretim ile İstanbul Sanayi Odası’ndan ‘Çevre Ödülü’nü aldık. 2012 yılında Obama’nın canlı yayınla katıldığı Küresel Girişimcilik Zirvesi’nde Ortadoğu, Asya ve Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketleri arasına iki şirketimiz birden girdi. Ayrıca, ‘Zirve Özel Ödülü’ne girişimciliğimiz ve Filistin’deki yatırımlarımızla sahip olduk. Filistin’deki yatırımımızla özellikle bölgenin gelişmesi, kalkınması ve bölge barışına katkı sağlanması açısından bir örnek oluşturduk.

Türkiye’nin kalkınması ve büyümesi için yerli sanayinin ve üretimin güçlenmesi büyük önem taşıyor. Bu sebeple üretimin önündeki engellerin kaldırıldığı, girişimcinin, emekçinin ve üreticinin desteklendiği, dünya tecrübelerinden faydalanırken, kendi şartlarına göre kendi modelini oluşturan bir ülke olmamız gerekiyor.