|

Yavuz EROĞLU
1-
Şirket
faaliyetleriniz hakkında bilgi vererek, firmanızın 2008’in
ilk yarısını üretim, ciro, satış, varsa ihracat ve
ithalatın yanı sıra yatırım açısından nasıl geçirdiğini
anlatır mısınız? Bu doğrultuda hedeflerinize
ulaşabildiğiniz söylenebilir mi?
2008 sonu hedefleriniz neler?

Sorunuz
çerçevesinde öncelikle size firmamız hakkında genel bir
bilgi vereyim; Sem Metal ve Plastik Sanayi ve Ticaret
Limitet Şirketi, üretim hayatına 1975 yılında, tarımsal
alandaki teknik parçalarla başlamıştır. 1980 yılına kadar
bu alandaki üretimiyle bir çok firmaya tedarikçi olarak
çalışan SEM Plastik, 80’ler sonrasında ürün portföyüne
Elektronik ve Haberleşme için üretilen günün
teknolojisinin üstünde, minimum toleranslı ve kalitede
zorunluluk taşıyan parçaları eklemiştir. Alcatel, Northern
Termal vb. firmalarla çalışmış ve 1982 itibariyle bugünkü
uzmanlık alanı olan tek kullanımlık gıda ambalajı
üretimine ağırlık vererek ‘kullan at’ ürünlerinde
sektörel liderliğe giden yolda emin adımlarla ilerlemeye
başlamıştır.


Firmamız, TUV,
ISO9001, HACCP, TSEK ve Tarım Köy İşleri Bakanlığı Gıda
Sicili/Üretim İzni gibi belgelerle kalitesini
tescillemiştir. Malatya’da 8500m2 ve Silivri’de
20.000m2lik tesislerinde üretimini yaptığı
plastik gıda ambalajı , promosyon ürünleri, çeşitli
dondurma ambalajları , sızdırmaz gıda kapları , IML gıda
kapları, seyahat servis ekipmanları, plastik bardak,
tabak, enjeksiyon çatal, kaşık, bıçak çeşitlerini içinde
barındıran çok geniş bir ürün yelpazesine sahiptir.

Bunun yanı sıra SEM STUDİO olarak tasarım hizmeti sunar.
SEM Global Dış Ticaret A.Ş. ile kendi ürünlerini yurtdışı
müşterilerine ulaştırır. Kardeş kuruluşumuz FESTİVAL
AMBALAJ ile de paketlenmiş çatal , kaşık bıçak ve
kolonyalı mendil, tuz, şeker, biber setleri üretir.
Bugüne kadar SEM Global Dış Ticaret A.Ş. vasıtasıyla 80
milyar adetlik üretim ve 53 ülkeye 4600 konteynerlik
ihracat geliştiren SEM Plastik’in 235 adetlik ürün
portföyü her geçen gün yarattığı yeni dizaynlarıyla daha
da genişlemektedir.
2007
yılında yapılan seçimler, aşırı değerli YTL , Dünya finans
piyasasını sarsan Mortgage krizi , EURO’nun Dolara karşı
değer kazanması , Petrol fiyatlarındaki yüksek artış Türk
sanayisi için zor koşullarda geçen bir seneye sebep
olmuştur. Türkiye’de zaten cok zor olan öngörülebilirlik ,
yurtdışından da kaynaklanan faktörlerle adeta çok
bilinmeyenli bir denkleme dönmüştür.
SEM
Plastik, geliştirdiği teknolojik altyapısı ve lojistik
imkanları sayesinde 2007 hedeflerinin üstüne çıkmayı
başarmıştır. SEM plastik 2005 yılında başladığı yeni
Silivri Entegre Tesisi ve yine bu tesisle bağlantılı
makine ve ekipman yatırımının 1. aşamasını 2007 yılı
içinde tamamlamış ve kapasitesini %50 arttırmıştır.
Projenin 2. yarısı için start 2008’in ilk yarısında
verilmiştir. 2008 için hedeflenen teknoloji yatırımı,
senenin ilk yarısında tamamlanmıştır.
2007
senesi içerisinde firmamıza ve ülkemize olan yabancı
ilgisinde büyük artış olmuştur. Bunu gerek içerisinde
bulunduğumuz sektörün geleceği ve gerekse de firmamızın
sektöründe gösterdiği performansın yabancılarca da takdiri
açısından çok olumlu buluyoruz. SEM Plastiğin ve Ambalaj
sektörünün önünün çok açık olduğunu görüyoruz. Yabancı
ilgisi ve teklifleri her ne kadar yoğun ve cazip olsa da,
zamanlamanın çok erken olduğunu düşünüyoruz. Bizim
sektörümüzde genelde bugüne kadar gerçekleşen yabancı
girişleri satınalmalar şeklinde oldu. Ancak bizim
görüşümüz bu tür işbirliklerinin , sinerji yaratan
ortaklıklar şeklinde olması nitekim , ya Pazar payının
birleştirilmesi, ya maliyet düşürücü bir ortaklık olması
, yada müşterilerimize bir hizmet avantajı sağlayıcı
bir yapıda olmasıdır.
Yurtiçinde Ünilever, Danone, Nestle gibi markalara tedarik
sağlayan SEM PLASTİK kalitesi ve hijyene verdiği önemin
yanı sıra bünyesine kattığı tasarım ekibiyle ve
oluşturduğu SEM STUDIO DESIGN SOLUTION atelyesiyle de 2007
de plastik sektörüne öncülük etmiştir. Bu bağlamda 2008
yılı dahilinde de sektörde aldığı önemli rollerden biri;
ARGE çalışmaları ve pazara hammadde ve üretim teknikleri
açısından kattığı yeni sistemler ve raporlardır.

2007
de ARGE için ayrılan 1 milyon YTL; tasarım, tescil,
hammadde araştırmaları, üretim tekniklerindeki yenilikler
ve laboratuar çalışmaları için harcanmış durumdadır. 2008
de ise bu bütçe 200 .000 YTL daha arttırılmıştır.
Gelişen, modernleşen ve aynı zamanda da daha çok
bireyselleşen dünya gıdaya porsyonluk ambalajlamayı ve bu
ambalaj için de “innovasyonu” ve “tasarımı” zorunluluk
haline getirmiştir.
Bu bilinç ile hareket eden Sem Plastik, kendi bünyesinde
oluşturduğu SemStudio Design Solution atölyesinde, salt
fonksiyon yerine, alternatifli tasarımlarla
çeşitlendirilmiş farklı fikirleri ve görsel uygulamaları
gözler önüne sermiştir.
Çalışmalarının amacı istenilen ürünü ve buna ait kullanımı
yeniden sorgulayarak bu ürünü talep eden firmanın
kimliğiyle yoğrulmuş yeni bir kullanım, malzeme ve
görsellik konsepti belirlemek olan SemStudio, güçlü
tasarım kadrosu ve konuyla ilgili tasarımcılarından oluşan
grupla sürdürdüğü aktif atölye ve workshop çalışmalarını
ara vermeden sürdürmektedir. SemStudio, bu çalışmalarıyla
farklı bakış açılarından faydalanarak kendi iş alanını çok
yönlü görüyor ve birbirinden ilginç konseptler
üretmektedir.
İşte Sem Studio’nun bu hassas ve sorgulayan tasarım
prosesi ve kaliteli üretimi sonucu ortaya çıkan ürünleri;
”made in Turkey” yazan ambalajların yurtdışında da aranır
hale gelmesini sağlamıştır.
2-
Ambalaj
sektörü 2008’in ilk yarısını nasıl tamamladı? İkinci yarı
beklentileri neler ve sektör 2008 sonunda yılında nasıl
bir fotoğrafla karşılaşılacak?
Perakendecilikte yaşanan gelişmeler, ailelerin küçülmesi,
nüfusun yaşlanması, sağlık konusunda bilinç düzeyinin
artması vb. faktörler, ambalaj pazarını büyütmektedir.
Ancak gıda ambalajlamanın hassas olduğu konu hijyen
noktasındadır. Türkiye ise bu işin henüz başında
bulunmaktadır.
SEM PLASTİK olarak biz 2008 in ilk yarısında
tamamladığımız teknoloji yatırımımız ile işte pazarın bu
ihtiyacına cevap vermekteyiz. ISO9001, HACCP,
TSEK ve Tarım Köy İşleri Bakanlığı Gıda Sicili/Üretim İzni
gibi belgelenen kalitemiz ve koşulsuz müşteri memnuniyeti
ilkemizle ihtayaç duyulan kaliteyi fonksiyonellik ve
tasarımla buluşturuyoruz.
Sektör ile ilgili bir diğer sorun ise üretim kapasitesi ve
teknolojisidir.
SEM PLASTİK olarak İstanbul Silivri’de 20.000 m2,
Malatya’da 8.500 m2’lik aktif üretim yapılan hijyenik
fabrika alanlarında; Netstal, Demag, OMV, MEICO TFT,
Electrolux, Fostag, Glaraform, Reifenhauser ve Union ,Ilsemann
gibi Avrupa’nın önde gelen makina ve kalıp
üreticilerinden alınmış olan, günümüz teknolojisine uygun
makine ve kalıplar kullanılmaktadır.

Üretim 3 ana yöntemle yapılmaktadır:
Levha çekimi (extrusion) PET , PS , PP , ABS, CPET
Levha çekimi yapabiliyoruz. Ayrıca ekstrüderlerimiz 5 kata
kadar katmanlı (coextruzyon) ürün yapabilmektedir.
Sıcak Şekilleme Vakum (thermoforming) PET, PS, PP ,
ABS , CPET
Enjeksiyon Kalıplama (injection molding) PS, PP , ABS
, PC , SAN, PP Copol , PP Random
Başlıca kullanılan hammaddeler PP, PS,PP Copol, PP Random,
ABS, PC, SAN ve PET ‘dir.
İstanbul-Silivri ve Malatya Tesisleri’nde üretimi
hızlandırmak amacıyla kurulan kalıphaneler, yüksek teknik
donanımlı ve eğitimli çalışanları bünyesinde
bulundurmaktadır. Üretim hızı açısından büyük önem taşıyan
bu iki tesis, aynı zamanda lojistik destek sağlamakta ve
teslim zamanında kolaylıklar yaratmaktadır.
Ayrıca Malatya İstanbul tesislerimiz arasında , gerek
lojistik gerekse de maliyet avantajları göz önüne alınarak
makine kaydırma yapabilmekteyiz. Fabrikalarımız bunun için
özel bir sistemle hazırlanmıştır. Fabrikalarımızda havai
elektrik basbar sistemi , havai soğuk su , havai serin su
ve havai basınçlı hava sistemi , her üretin hattında 10
tonluk crainler bulunmaktadır. Bu sayede bir fabrikadaki
makinemizi diğer fabrikamızda birkaç saat içinde
bağlantılarını yapıp devreye alabilmekteyiz.
Bunların tümü sektörün gelişimini sağlamakta; tonajlı ve
yüksek kalite standartlarını doğrulayan ürünlerin piyasaya
sürülmesini sağlamaktadır.
2008 sonunda; içinde bulunulan AB süreci; sektöre
standardizasyon getirecektir.
Bu ise haksız rekabetin önlenmesini getirecektir. Bu süreç
yine aynı şekilde tüketici hakları ve tüketici bilinci ile
yine aynı anlamda sektör standartlarını yükseltecektir. Bu
süreç içerisinde entegre olunmak istenen pazarın, kişi
başına ambalaj tüketimi ile ülkemizdeki ambalaj tüketimi
kıyaslandığında , direkt etkileşim mantığı ile
ülkemizdeki tüketim miktar ve kalitesinin de hızla bu
seviyelere yükselmesini sağlayacaktır. Tabii bu süreç
sancılı olacak ve sektör; satınalmalar ve stratejik
ortaklıklarla konsolide olacak ve ölçek kazanacaktır.
Bunun ötesinde ambalaj sektörü ülkemizin Tarım ve Gıda
politikalarından ve bu politikaların AB süreci ile
etkileşimden doğrudan etkilenecektir.
3-
Ambalaj
sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinizi dile
getirir misiniz?
Ülkemizde tüm sektörler için en temel sorunu; oyunun
kurallarının, kural koyucu devlet tarafından tam
koyulmaması veya koyulan kuralların uygulanamamasıdır. Bu
da ülkemizde kalitesiz, standart dışı ürünlerin artması,
fikri mülkiyet haklarının iyi korunamaması, devletinse
vergi kaybı , sosyal güvenlik sisteminin belini
doğrultamaması gibi birçok olumsuz sonuç doğurmaktadır.
Bunun
çözümü ise sektörel birlikteliklerin, sektördeki
alıcıların , tüketicilerin ve devletin bu konuda hassas ve
seçici olmasıdır.
|